Dava Dosya Cevaplama
Menfi tespit davası nedir? Şartları, görevli mahkeme, arabuluculuk ve dilekçe örneği (İİK 72)
Menfi tespit davası, borçlu olmadığınızı düşündüğünüz bir borç için mahkemeden o borcun bulunmadığının belirlenmesini istediğiniz davadır. İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK) 72. maddesine göre borçlu bu davayı icra takibinden önce veya takip sırasında açabilir; aynı madde takibin durdurulması, teminat, tazminat ve ödenen paranın geri istenmesi kurallarını da içerir. Bu rehberde menfi tespit davası nedir, şartları neler, hangi mahkemede açılır, arabuluculuk dava şartı ne zaman aranır, dava icra takibini durdurur mu, istirdat davasından farkı nedir ve yer tutuculu bir dilekçe iskeleti nasıl kurulur sorularını kanun metniyle anlatıyoruz. Bu yazı genel bilgilendirmedir; hukuki danışmanlık ya da avukatlık hizmeti değildir.
Yayın:
1- Menfi tespit davası nedir? (İİK 72 ve HMK 106)
Tespit davası yoluyla mahkemeden bir hakkın veya hukuki ilişkinin varlığının ya da yokluğunun yahut bir belgenin sahte olup olmadığının belirlenmesi talep edilir (6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.106/1). “Menfi” sözcüğü olumsuz anlamındadır: menfi tespit davasında istenen, ileri sürülen bir borcun bulunmadığının mahkemece belirlenmesidir.
İcra takibiyle bağlantılı menfi tespit davasının özel kuralları 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72. maddesindedir. Maddenin ilk fıkrası şöyledir: “Borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tesbit davası açabilir.” Maddenin eski fıkralarında “tesbit”, sonradan değişen fıkralarında “tespit” yazımı geçer. Madde devamında tedbir, teminat, tazminat, istirdat ve yetkili mahkeme kurallarını düzenler; bunları aşağıdaki bölümlerde sırayla anlatıyoruz.
Davayı kural olarak borçlu açar. Haciz ihbarnamesi alan üçüncü kişinin de kanunda ayrıca düzenlenmiş bir menfi tespit davası vardır (İİK 89/3); onu 11. bölümde anlatıyoruz. Menfi tespit davasının temel unsurları şunlardır:
- Davayı borçlu açar
- Borcun bulunmadığının tespiti istenir
- Takipten önce veya takip sırasında açılabilir
- Dayanak İİK 72 ve HMK 106
2- Menfi tespit davası şartları
Kanun “menfi tespit davası şartları” başlıklı tek bir liste vermez; şartlar İİK 72 ile her dava için geçerli dava şartlarının birlikte okunmasından çıkar. HMK 114'e göre dava şartları arasında mahkemenin görevli olması, yetkinin kesin olduğu hâllerde mahkemenin yetkili bulunması, davacının yatırması gereken gider avansının yatırılmış olması ve davacının dava açmakta hukuki yararının bulunması sayılır. Aynı maddenin ikinci fıkrası, diğer kanunlarda yer alan dava şartlarını saklı tutar; dava şartı arabuluculuk bunlardandır.
Tespit davalarında hukuki yarar ayrıca vurgulanır: HMK 106/2'ye göre tespit davası açanın, kanunlarda belirtilen istisnai durumlar dışında, bu davayı açmakta hukuken korunmaya değer güncel bir yararı bulunmalıdır. HMK 106/3'e göre maddi vakıalar tek başlarına tespit davasının konusunu oluşturamaz. Dosyanızda hukuki yararın bulunup bulunmadığı olaya göre değişir. Dava açmadan önce kontrol edilecek şartlar şunlardır:
- Borç iddiası ve hukuki yarar
- Görevli ve yetkili mahkeme
- Gerekiyorsa arabuluculuk son tutanağı
- Gider avansının yatırılması
- Dilekçede kanunun aradığı unsurlar
3- Takipten önce mi, takip sırasında mı? İhtiyati tedbir farkı
Davanın icra takibinden önce mi sonra mı açıldığı, mahkemeden istenebilecek tedbiri değiştirir. İİK 72/2'ye göre icra takibinden önce açılan menfi tespit davasına bakan mahkeme, talep üzerine, alacağın yüzde on beşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat karşılığında icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir.
İİK 72/3'e göre icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında ise ihtiyati tedbir yoluyla takibin durdurulmasına karar verilemez. Bu durumda borçlu, gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde on beşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyla icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebilir. Yani davanın açılması tek başına takibi durdurmaz; kanun bunun için tedbir yolunu düzenler.
Arabuluculuk sürecinde başlayan takipler için ayrıca özel bir kural vardır (6. bölüm). İhtiyati tedbirin genel kuralları, teminatı ve itirazı için ihtiyati tedbir nedir rehberimize; alacaklının başvurabileceği geçici koruma için ihtiyati haciz nedir yazımıza bakabilirsiniz. Takipten önce ve sonra tedbir farkı aşağıdaki tablodadır:
| Konu | Takipten önce | Takipten sonra |
|---|---|---|
| Tedbirin konusu | Takibin durdurulması | Paranın verilmemesi |
| Teminat | En az yüzde on beş | En az yüzde on beş |
| Teminatın amacı | Takibin durdurulması karşılığı | Gecikmeden doğan zararlar da karşılanır |
| Dayanak | İİK m.72/2 | İİK m.72/3 |
4- Görevli mahkeme: asliye hukuk, asliye ticaret, tüketici
İİK 72, davanın hangi mahkemede görüleceğini ayrıca düzenlemez; yalnız “mahkeme” der. Kanunun başka maddelerinde açıkça “icra mahkemesi” yazılırken bu maddede böyle bir ifade yoktur; görev, uyuşmazlığın niteliğine göre genel kurallardan belirlenir. HMK 2'ye göre dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir.
Uyuşmazlık ticari ise 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesine göre, aksine hüküm bulunmadıkça dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın tüm ticari davalara asliye ticaret mahkemesi bakar; hangi davaların ticari sayıldığını TTK 4 sayar. Asliye ticaret mahkemesi bulunmayan yargı çevresindeki bir ticari davada görev kuralına dayanılmamış olması görevsizlik kararı verilmesini gerektirmez; asliye hukuk mahkemesi davaya devam eder (TTK 5/4).
Tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğan uyuşmazlıklara ilişkin davalarda ise 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 73. maddesine göre tüketici mahkemeleri görevlidir. Görev bir dava şartıdır (HMK 114/1-c). Uyuşmazlığın ticari mi, tüketici işlemi mi olduğu sözleşmeye ve taraflara göre değişir; bu ayrımı somut dosyanızda bir avukatla değerlendirin. Menfi tespitte görevli mahkeme tablosu şöyledir:
| Uyuşmazlık | Görevli mahkeme | Dayanak |
|---|---|---|
| Genel kural | Asliye hukuk | HMK m.2 |
| Ticari dava | Asliye ticaret | TTK m.4, m.5 |
| Tüketici işlemi | Tüketici mahkemesi | TKHK m.73 |
5- Yetkili mahkeme: dava nerede açılır?
İİK 72'nin son fıkrasına göre menfi tespit ve istirdat davaları, takibi yapan icra dairesinin bulunduğu yer mahkemesinde açılabileceği gibi davalının yerleşim yeri mahkemesinde de açılabilir. Davalının davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesi, HMK 6'ya göre zaten genel yetkili mahkemedir. Tüketici davaları ayrıca tüketicinin yerleşim yerinin bulunduğu yerdeki tüketici mahkemesinde de açılabilir (TKHK 73/5).
Haciz ihbarnamesi alan üçüncü kişinin menfi tespit davası için kanun, icra takibinin yapıldığı veya üçüncü kişinin yerleşim yerinin bulunduğu yer mahkemesini gösterir (İİK 89/3). Menfi tespit davasında yetkili yer seçenekleri şöyle özetlenir:
- İcra dairesinin bulunduğu yer
- Davalının yerleşim yeri
- Tüketicinin yerleşim yeri (tüketici davası)
- Üçüncü kişide takip yeri veya yerleşim yeri
6- Menfi tespit davasında arabuluculuk dava şartı mı?
Bazı davalarda dava açmadan önce arabulucuya başvurmak zorunludur ve bu bir dava şartıdır. Menfi tespit davası için öne çıkan hüküm TTK 5/A'dır. Maddenin birinci fıkrası şöyledir: “Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.” Aynı maddeye göre arabulucu başvuruyu görevlendirildiği tarihten itibaren altı hafta içinde sonuçlandırır; bu süre zorunlu hâllerde arabulucu tarafından en fazla iki hafta uzatılabilir.
Tüketici mahkemelerinde görülen uyuşmazlıklarda da dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır; ancak tüketici hakem heyetinin görevi kapsamındaki uyuşmazlıklar ve hakem heyeti kararlarına yapılan itirazlar gibi kanunda sayılan hâllerde bu kural uygulanmaz (TKHK 73/A). Uyuşmazlık ticari ya da tüketici işlemi değilse, ilgili özel kanunda dava şartı arabuluculuk bulunup bulunmadığını ayrıca kontrol etmek gerekir. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesi, ilgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmişse uygulanacak usulü düzenler. Kira ilişkisinde zorunlu arabuluculuk için kira tespit davası yazımıza bakabilirsiniz.
HUAK 18/A'ya göre başvuru, uyuşmazlığın konusuna göre yetkili mahkemenin bulunduğu yerdeki arabuluculuk bürosuna yapılır. Davacı, anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır; eklenmezse mahkeme bir haftalık kesin süre verir, süre içinde sunulmazsa dava usulden reddedilir. Arabulucuya hiç başvurulmadan dava açıldığı anlaşılırsa dava, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddedilir. Arabuluculuk bürosuna başvurulmasından son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar zamanaşımı durur ve hak düşürücü süre işlemez (HUAK 18/A-15).
Menfi tespit için özel bir kural da aynı maddededir: arabuluculuk bürosuna başvurulduktan sonra başvuran taraf aleyhine uyuşmazlık konusuyla ilgili icra takibi yapılırsa, başvuran son tutanağın düzenlendiği tarihten itibaren iki hafta içinde İİK 72'ye göre menfi tespit davası açar ve talep ederse, İİK 72'nin ikinci fıkrası, yani takipten önce açılan davadaki tedbir kuralı uygulanır (HUAK 18/A-16). Dava şartı arabuluculukta sıra şöyledir:
- Arabuluculuk bürosuna başvurulur
- Anlaşmaya varılamazsa son tutanak düzenlenir
- Son tutanak dava dilekçesine eklenir
7- Menfi tespit davası süresi
İİK 72/1, borçlunun menfi tespit davası için gün ya da ay olarak bir süre koymaz; davanın icra takibinden önce veya takip sırasında açılabileceğini söyler. Süre sorusu daha çok davanın bağlandığı olaylarda doğar: borç ödendikten sonra yol istirdat davasıdır ve ödemeden itibaren bir yıl içinde açılır (İİK 72/7).
Haciz ihbarnamesi alan üçüncü kişi için süre kısadır: ikinci ihbarnameye süresinde itiraz etmeyen ve ödeme ya da teslim yapmayan üçüncü kişiye, on beş gün içinde parayı ödemesi, malı teslim etmesi ya da bu süre içinde menfi tespit davası açması bildirilir (İİK 89/3). Arabuluculuktan sonra başlayan takipte tedbir kuralından yararlanmak için iki haftalık süre vardır (HUAK 18/A-16). Sürelerin başladığı tebliğ tarihini doğru okumak için e-tebligat nedir yazımıza bakabilirsiniz. Menfi tespitle bağlantılı süreler şunlardır:
- Borçlunun davası: takipten önce veya takip sırasında
- İstirdat davası: ödemeden itibaren bir yıl
- Üçüncü kişinin davası: bildirilen on beş gün içinde
- Arabuluculuktan sonraki takip: son tutanaktan itibaren iki hafta
8- Dava sonunda ne olur? Tazminat ve eski hâle iade
İİK 72/4'e göre dava alacaklı lehine sonuçlanırsa ihtiyati tedbir kararı kalkar. Bu hükmün kesinleşmesi hâlinde alacaklı, ihtiyati tedbir yüzünden alacağını geç almaktan doğan zararlarını gösterilen teminattan alır; zarar aynı davada takdir edilir ve yüzde yirmiden aşağı belirlenemez.
İİK 72/5'e göre dava borçlu lehine hükme bağlanırsa takip derhal durur. İlamın kesinleşmesi üzerine icra, ilamın içeriğine göre ve ayrıca hükme gerek kalmadan kısmen veya tamamen eski hâle iade edilir. Borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırsa, borçlunun talebi üzerine dava sebebiyle uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verilir; bu zarar haksızlığı anlaşılan takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olamaz. Bu tazminat kötü niyetli takip şartına ve borçlunun talebine bağlıdır.
İİK 72/6'ya göre borçlu menfi tespit davası için tedbir kararı almamış ve borç da ödenmişse davaya istirdat davası olarak devam edilir. Kararın yazılması ve kanun yolu süreleri için gerekçeli karar nedir ve istinaf süresi rehberlerimize bakabilirsiniz. Dava sonundaki ihtimaller şöyle özetlenir:
- Alacaklı lehine: tedbir kalkar
- Borçlu lehine: takip derhal durur
- Kötü niyetli takip: tazminat istenebilir
- Borç ödendiyse: istirdat olarak devam eder
9- İstirdat davası: menfi tespitten farkı
İstirdat, ödenen paranın geri istenmesidir. İİK 72/7'ye göre takibe itiraz etmemiş veya itirazı kaldırılmış olması yüzünden borçlu olmadığı bir parayı tamamen ödemek zorunda kalan kişi, ödediği tarihten itibaren bir yıl içinde genel hükümler çerçevesinde mahkemeye başvurarak paranın geri alınmasını isteyebilir. Kanun metninde bu süre “bir sene” olarak yazılıdır.
İstirdat davasında ispat konusu kanunda ayrıca belirtilmiştir: davacı yalnız paranın verilmesi gerekmediğini ispatla yükümlüdür (İİK 72, son fıkra). Yetkili mahkeme kuralı menfi tespitle aynıdır. Ödeme emrine itiraz süresi kaçtığında başvurulabilecek yollar için icra takibine itiraz dilekçesi rehberimizin süre bölümüne bakabilirsiniz. İki dava aşağıda karşılaştırılmıştır:
| Konu | Menfi tespit | İstirdat |
|---|---|---|
| İstenen | Borcun bulunmadığı | Paranın geri verilmesi |
| Zaman | Ödemeden önce | Ödemeden sonra bir yıl |
| Yetkili yer | İcra dairesinin yeri ya da davalının yerleşim yeri | Aynı |
| Dayanak | İİK m.72/1 | İİK m.72/7 |
10- Menfi tespit davası dilekçe örneği: yer tutuculu iskelet
Menfi tespit davası dilekçe örneği arayanlar için aşağıda HMK 119'un saydığı unsurlara göre kurulmuş yer tutuculu bir iskelet var. HMK 119'a göre dava dilekçesinde mahkemenin adı, tarafların adı, soyadı ve adresleri, davacının T.C. kimlik numarası, davanın konusu ve malvarlığı haklarına ilişkin davalarda dava konusunun değeri, iddianın dayanağı olan vakıaların sıra numarası altında açık özetleri, her vakıanın hangi delille ispat edileceği, hukuki sebepler, açık bir talep sonucu ve imza bulunur. Köşeli parantezleri kendi dosyanızın bilgileriyle doldurun; genel yapı için itiraz dilekçesi örneği, UYAP'ta dilekçe hazırlamak için UYAP dilekçe yazma yazılarımıza bakabilirsiniz.
HMK 119/2'ye göre mahkemenin adı, dava konusunun değeri, vakıalar, deliller ve hukuki sebepler dışındaki eksiklikler için hâkim bir haftalık kesin süre verir; süre içinde tamamlanmazsa dava açılmamış sayılır. Tedbir istenecekse talep dilekçede ayrı başlıkta yazılır ve teminat konusu İİK 72'ye göre değerlendirilir. Dilekçeye eklenecekler şunlardır:
- Takip belgeleri ya da borç iddiasının dayanağı
- Borcun bulunmadığını gösteren deliller
- Arabuluculuk son tutanağı (dava şartıysa)
- Vekâletname (vekille açılıyorsa)
| Bölüm | Ne yazılır |
|---|---|
| Mahkeme | [Yer] [Asliye Hukuk / Asliye Ticaret / Tüketici] Mahkemesi'ne |
| Davacı | [Ad Soyad / unvan], T.C. kimlik no [numara], [adres] |
| Vekili (varsa) | [Ad Soyad], [adres] |
| Davalı | [Ad Soyad / unvan], [adres] |
| Dava değeri | [Borçlu olunmadığı ileri sürülen tutar] |
| Konu | [İcra dairesi] [dosya numarası] sayılı takibe konu (takip yoksa: [belge / sözleşme] dayanaklı) [tutar] tutarındaki borçtan dolayı davalıya borçlu olmadığımın İİK m.72 uyarınca tespiti istemidir. |
| Arabuluculuk | [Dava şartıysa] anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanak ektedir (HUAK m.18/A). |
| Açıklamalar | 1) [Taraflar arasındaki ilişki]. 2) [Borcun neden bulunmadığı]. 3) [Takip ya da talep tarihi ve tebliğ tarihi]. |
| Tedbir talebi (varsa) | [Takipten önce: teminat karşılığında takibin durdurulması / takipten sonra: icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesi] (İİK m.72/2-3) |
| Deliller | [Her vakıanın ispatı için deliller — dilekçeye eklenir] |
| Hukuki sebepler | İİK m.72, HMK m.106 ve ilgili mevzuat |
| Sonuç ve istem | [Tutar] tutarındaki borçtan dolayı davalıya borçlu olmadığımın tespitine, [koşulları varsa: İİK m.72/5 uyarınca tazminata] ve yargılama giderlerinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini saygıyla arz ederim. |
| Tarih ve imza | [Tarih], [Ad Soyad], [imza] |
11- Haciz ihbarnamesinde üçüncü kişinin menfi tespit davası
Borçlunun başkasındaki alacağı ya da malı haczedildiğinde icra dairesi o kişiye haciz ihbarnamesi gönderir. İİK 89'a göre ihbarnameyi alan üçüncü kişi, borcu olmadığı ya da malın elinde bulunmadığı gibi bir iddiadaysa bunu ihbarnamenin kendisine tebliğinden itibaren yedi gün içinde icra dairesine yazılı veya sözlü olarak bildirmek zorundadır. Bildirmezse mal elinde ya da borç zimmetinde sayılır ve bu durum ikinci bir ihbarnameyle bildirilir.
İkinci ihbarnameye de süresinde itiraz etmeyen ve ödeme ya da teslim yapmayan üçüncü kişiye, on beş gün içinde parayı ödemesi ya da malı teslim etmesi yahut bu süre içinde menfi tespit davası açması bildirilir. Üçüncü kişi, icra takibinin yapıldığı veya yerleşim yerinin bulunduğu yer mahkemesinde süresinde dava açtığını gösteren belgeyi bildirimin yapıldığı tarihten itibaren yirmi gün içinde icra dairesine teslim ederse, hakkındaki cebri icra işlemleri davada verilen kararın kesinleşmesine kadar durur (İİK 89/3).
Bu davada üçüncü kişi, takip borçlusuna borçlu olmadığını veya malın takip borçlusuna ait olmadığını ispatla yükümlüdür; açtığı davayı kaybederse dava konusu şeyin yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere tazminata mahkûm edilir. İİK 89/3'e göre açılan menfi tespit davaları maktu harca tabidir. Haciz ihbarnamesinde üçüncü kişi için sıra şöyledir:
- İkinci ihbarnameye itiraz edilmez
- On beş gün içinde menfi tespit davası açılır
- Belge yirmi gün içinde icra dairesine verilir
12- Menfi tespit, itirazın iptali ve icra takibine itiraz farkı
Bu yollar sık karıştırılır, çünkü hepsi aynı icra takibinin etrafında doğar. Borçlu ödeme emrine İİK 62'ye göre tebliğ tarihinden itibaren yedi gün içinde itiraz eder; ayrıntısı icra takibine itiraz dilekçesi rehberimizdedir. İtiraz edilen alacaklı ise İİK 67'ye göre itirazın tebliği tarihinden itibaren bir yıl içinde mahkemeye başvurarak, alacağının varlığını genel hükümlere göre ispat etmek suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.
Menfi tespit davası ise borçlunun açtığı davadır ve takipten önce de açılabilir. İspat yükü için kanunda ayrı bir hüküm yoksa 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 6. maddesindeki genel kural uygulanır: kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça taraflardan her biri hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür. Bu kuralın sizin dosyanızda kime ne yüklediği olaya göre değişir; bu yüzden somut dosyanızda bir avukata danışın. Takip etrafındaki dört yol aşağıda karşılaştırılmıştır:
| Yol | Kim başvurur | Süre | Dayanak |
|---|---|---|---|
| İcra takibine itiraz | Borçlu | Ödeme emrinin tebliğinden itibaren yedi gün | İİK m.62 |
| İtirazın iptali | Alacaklı | İtirazın tebliğinden itibaren bir yıl | İİK m.67 |
| Menfi tespit davası | Borçlu | Takipten önce veya takip sırasında | İİK m.72/1 |
| İstirdat davası | Parayı ödeyen | Ödemeden itibaren bir yıl | İİK m.72/7 |
13- Menfi tespit dosyanızı izlemek ve avukata danışmak
Menfi tespitte tarihler ve belgeler belirleyicidir: ödeme emrinin ya da haciz ihbarnamesinin tebliğ tarihi, ödeme yaptıysanız ödeme tarihi, arabuluculuk son tutanağının tarihi ve varsa tedbir kararının tarihi. Bu tarihleri ödeme emri, makbuz, tutanak ve tebliğ belgeleriyle yan yana tutmak işinizi kolaylaştırır. Davanın açılıp açılmayacağı, hangi mahkemenin görevli olduğu, arabuluculuğun dava şartı olup olmadığı ve tedbir için teminatın nasıl gösterileceği dosyadan dosyaya değişir; bu yüzden somut dosyanızda bir avukata danışın. Menfi tespit davasında sık yapılan hatalar şunlardır:
Cevaplama'nın Dava Dosya Cevaplama hizmeti bu izlemede yardımcı olmak için tasarlandı; şu an davetle açılan erken erişim aşamasındadır. UYAP'a kendi e-Devlet hesabınızla siz girersiniz, şifreniz kaydedilmez; seçtiğiniz dosyanın evrakı sizin parolanızla şifreli olarak kopyalanır ve taranmış evrak da metne çevrilir. Hukuk asistanı ödeme emrini, dilekçeleri, tutanakları ve kanunun resmî metnini okuyarak “ödeme emri ne zaman tebliğ edilmiş, takip hangi belgeye dayanıyor?” gibi sorularınızı evrakınıza dayanarak yanıtlar ve isterseniz süre için hatırlatma kurar; önerdiği hatırlatma onayınız olmadan gönderilmez. Asistan hukuki danışmanlık vermez; dilekçeyi siz yazar, imzalar ve verirsiniz. Benzer rehberler için Dava Dosya Cevaplama kategorisine, tüm yazılar için blog sayfasına bakabilirsiniz.
- İtiraz süresi kaçınca hiçbir yol kalmadığını sanmak: İİK 72 takip sırasında da dava açmaya izin verir.
- Takipten sonra açılan davada takibin tedbirle durdurulacağını varsaymak: İİK 72/3 buna izin vermez.
- Dava şartı arabuluculuğu atlamak: ticari davalarda ve kanundaki istisnalar dışında tüketici uyuşmazlıklarında son tutanak dilekçeye eklenir.
- Ödemeden sonra bir yıllık istirdat süresini kaçırmak.
Kaynaklar
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (m.62, 67, 72, 89) — mevzuat.gov.tr
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (m.2, 6, 106, 114, 119) — mevzuat.gov.tr
- 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (m.4, 5, 5/A) — mevzuat.gov.tr
- 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu (m.18/A) — mevzuat.gov.tr
- 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun (m.73, 73/A) — mevzuat.gov.tr
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (m.6) — mevzuat.gov.tr
Sık sorulan sorular
Menfi tespit davası nedir?
Menfi tespit davası, ileri sürülen bir borcun bulunmadığının mahkemece belirlenmesi için açılan davadır. İİK 72'ye göre borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için bu davayı açabilir; tespit davasının genel tanımı HMK 106'dadır.
Menfi tespit davası açmanın süresi var mı?
İİK 72/1 borçlunun davası için gün ya da ay olarak bir süre koymaz; davanın icra takibinden önce veya takip sırasında açılabileceğini söyler. Borç ödendikten sonra yol istirdat davasıdır ve ödemeden itibaren bir yıl içinde açılır. Haciz ihbarnamesi alan üçüncü kişi için İİK 89/3'te on beş günlük süre vardır.
Menfi tespit davası hangi mahkemede açılır?
Görev uyuşmazlığa göre belirlenir: genel kural asliye hukuk mahkemesidir (HMK 2), ticari davalarda asliye ticaret mahkemesi (TTK 5), tüketici işlemlerinde tüketici mahkemesi (TKHK 73) görevlidir. Yetkili yer, takibi yapan icra dairesinin bulunduğu yer mahkemesi ya da davalının yerleşim yeri mahkemesidir (İİK 72).
Menfi tespit davasında arabuluculuk zorunlu mu?
Ticari davalardan menfi tespit davalarında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır (TTK 5/A). Tüketici mahkemelerinde görülen uyuşmazlıklarda da kanundaki istisnalar dışında dava şartıdır (TKHK 73/A). Anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanak dava dilekçesine eklenir (HUAK 18/A).
Menfi tespit davası icra takibini durdurur mu?
Davanın açılması tek başına takibi durdurmaz. Takipten önce açılan davada mahkeme, talep üzerine alacağın yüzde on beşinden aşağı olmamak üzere teminat karşılığında takibin durdurulması için ihtiyati tedbir kararı verebilir. Takipten sonra açılan davada takip tedbirle durdurulamaz; teminat karşılığında icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesi istenebilir (İİK 72/2-3). Dava borçlu lehine hükme bağlanırsa takip derhal durur.
Menfi tespit davası ile istirdat davası arasındaki fark nedir?
Menfi tespit davasında borcun bulunmadığının tespiti istenir; istirdat davasında ise borçlu olunmadığı hâlde ödenmek zorunda kalınan paranın geri verilmesi istenir. İstirdat davası ödemeden itibaren bir yıl içinde açılır; tedbir kararı alınmadan borç ödenirse menfi tespit davasına istirdat davası olarak devam edilir (İİK 72).
Menfi tespit davası ne kadar sürer?
İİK 72'de davanın ne kadar süreceğine ilişkin bir hüküm yoktur; süre dosyanın kapsamına, delillere ve mahkemenin iş durumuna göre değişir. Dosyanızın güncel durumunu UYAP'taki evrak ve duruşma kayıtlarından izleyebilirsiniz.