Dava Dosya Cevaplama
Bilirkişi raporu nedir? Bilirkişinin seçimi, görevi ve raporun değeri (HMK 266-293)
Bilirkişi raporu nedir sorusunun kısa cevabı şudur: mahkemenin, çözümü hukuk dışında özel veya teknik bilgi gerektiren bir konuda görevlendirdiği uzmanın oy ve görüşünü yazdığı belgedir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) bilirkişiyi 266 ile 287. maddeler arasında düzenler; hemen ardından keşif ve uzman görüşü gelir. Bu rehberde bilirkişinin kim olduğunu ve nasıl seçildiğini, görevlendirme kararında ne yazdığını, raporun ne kadar sürede verildiğini, bilirkişinin neyi yapıp neyi yapamayacağını, raporun hâkimi bağlayıp bağlamadığını ve keşif ile uzman görüşünden farkını kanun metniyle anlatıyoruz. Rapora itiraz ayrıntısı ayrı bir yazının konusu; bağlantısını ilgili bölümde veriyoruz. Bu yazı genel bilgilendirmedir; hukuki danışmanlık ya da avukatlık hizmeti değildir.
Yayın:
1- Bilirkişi raporu nedir, mahkeme bilirkişiye ne zaman başvurur?
Bilirkişi raporu, bir davada uzmanlık isteyen bir sorunun cevabını mahkemeye taşıyan yazılı görüştür. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 266. maddesine göre mahkeme, çözümü hukuk dışında özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir. Bilirkişiye başvurma kararı, mahkemenin dosyayı yürütürken verdiği ara kararlardan biridir; davanın başındaki ilk ara kararın ne olduğunu tensip zaptı nedir yazımızda anlattık.
Aynı madde iki sınır da çizer. Birincisi, genel bilgi veya tecrübeyle ya da hâkimlik mesleğinin gerektirdiği hukuki bilgiyle çözülebilecek konularda bilirkişiye başvurulamaz. İkincisi, hukuk öğrenimi görmüş kişiler, hukuk alanı dışında ayrı bir uzmanlığa sahip olduğunu belgelendirmedikçe bilirkişi olarak görevlendirilemez. Kısacası bilirkişi hukuku değil, hukukun uygulanacağı olguyu açıklar. Bilirkişiye başvurmanın şartları şunlardır:
- Konunun çözümü özel veya teknik bilgi gerektirir
- Taraf talep eder ya da mahkeme kendiliğinden karar verir
- Konu genel bilgi veya hukuki bilgiyle çözülemez
2- Bilirkişi kimdir, nasıl seçilir?
HMK 267'ye göre mahkeme bilirkişi olarak kural olarak yalnızca bir kişiyi görevlendirir; gerekçesini açıkça göstererek tek sayıda, birden fazla kişiden oluşan bir kurulu da görevlendirebilir. HMK 268'e göre bilirkişiler, bölge adliye mahkemelerinin yargı çevreleri esas alınarak bilirkişilik bölge kurulunun hazırladığı listeden seçilir. Listede o uzmanlık dalında bilirkişi yoksa diğer bölge kurullarının listelerine, orada da yoksa kanundaki şartları taşımak kaydıyla liste dışına başvurulabilir. Kanunların görüş bildirmekle yükümlü kıldığı kişi ve kuruluşlara öncelikle başvurulur; ancak kamu görevlilerine bağlı bulundukları kurumla ilgili dava ve işlerde bilirkişi olarak görev verilemez.
HMK 269'a göre bilirkişilik görevi mahkemenin davetine uyup belirlenen gün ve saatte hazır bulunmayı, yemin etmeyi ve süresinde oy ve görüş bildirmeyi kapsar. HMK 270'e göre resmî bilirkişiler, listelerde yer alanlar ve konuyu bilmeden mesleğini icra edemeyecek kişiler görevi kabulle yükümlüdür. HMK 271'e göre listeye kayıtlı bilirkişi yeminini bölge kurulu ya da adalet komisyonu huzurunda bir kez eder; her dosyada yalnız bu yemine bağlı olduğu hatırlatılır. Liste dışından seçilen bilirkişiye ise göreve başlamadan önce mahkeme huzurunda yemin verdirilir. Bilirkişinin seçilmesi şu sırayla ilerler:
- Mahkeme bilirkişiye başvurmaya karar verir
- Bilirkişi bölge kurulu listesinden seçilir
- Yemin hatırlatılır ya da verdirilir
- Görevlendirme yazısı ve inceleme konusu teslim edilir
3- Görevlendirme kararı ve bilirkişi raporunun süresi
Bilirkişinin ne inceleyeceğini mahkeme belirler. HMK 273'e göre mahkeme, tarafların da görüşünü alarak verdiği görevlendirme kararında inceleme konusunun bütün sınırlarıyla ve açıkça belirlenmesine, bilirkişinin cevaplaması gereken sorulara ve raporun verilme süresine yer vermek zorundadır. İnceleyeceği şeyler bilirkişiye görevlendirme yazısının ekinde, dizi pusulasına bağlı olarak ve gerekiyorsa mühürlü biçimde teslim edilir.
Rapor için verilecek süre HMK 274'te yazılıdır: süre üç ayı geçemez; mahkeme bilirkişinin talebi üzerine gerekçesini göstererek süreyi üç ayı geçmemek üzere uzatabilir. Basit yargılama usulüne tabi dava ve işlerde bu süreler iki ay olarak uygulanır. Süresinde raporunu vermeyen bilirkişi görevden alınıp yerine başkası görevlendirilebilir ve bilirkişiye ücret ve masraf adı altında hiçbir ödeme yapılmamasına karar verilebilir.
HMK 275 bilirkişiye de bir süre yükler: görev uzmanlık alanına girmiyorsa, başka bir uzmanla işbirliğine ihtiyaç duyuyorsa ya da görevi kabul etmemesini haklı kılan bir mazereti varsa bunu bir hafta içinde mahkemeye bildirir; inceleme için önceden bazı kayıt ve belgelerin getirtilmesi gerekiyorsa yine bir hafta içinde talepte bulunur. Bu yüzden bilirkişinin dosyaya yazdığı bir yazı, raporun kendisinden önce de gelebilir. Raporun verilme süresi şöyledir:
| Usul | Rapor süresi | Uzatma | Dayanak |
|---|---|---|---|
| Yazılı yargılama | En çok üç ay | Bir kez daha en çok üç ay | HMK m.274/1 |
| Basit yargılama | En çok iki ay | Bir kez daha en çok iki ay | HMK m.274/1 |
| Bilirkişinin bildirimi | Bir hafta içinde | Yok | HMK m.275 |
4- Bilirkişi ne yapar, ne yapamaz?
Bilirkişinin görevi ve sınırları kanunda tek tek yazılıdır. HMK 276'ya göre görevini bizzat yapar ve görevi başkasına bırakamaz. HMK 277'ye göre görevi sebebiyle öğrendiği sırları saklar ve öğrendiğini kullanamaz; ne kendi ne başkaları yararına. HMK 278'e göre görevini mahkemenin sevk ve idaresi altında yürütür, yani işi mahkeme yönetir: görev alanı hakkında tereddüde düşerse bunun giderilmesini mahkemeden ister, mahkeme uygun bulursa tarafların bilgisine başvurabilir; taraflardan biri bulunmaksızın diğerinin dinlenemeyeceği kendisine önceden hatırlatılır. Bir şey üzerinde inceleme yapması gerekiyorsa mahkeme kararıyla bu incelemeyi yapar; taraflar da hazır bulunabilir.
En önemli sınır HMK 279/4'tedir: bilirkişi raporunda ve sözlü açıklamalarında uzmanlık, özel veya teknik bilgi gerektiren hususlar dışında açıklama yapamaz; hâkim tarafından yapılması gereken hukuki nitelendirme ve değerlendirmelerde bulunamaz. Raporda “davacı haklıdır” ya da “sözleşme geçersizdir” gibi bir hukuki sonuç görürseniz, bu cümle bilirkişinin görev alanının dışındadır. Bilirkişinin yükümlülükleri dört başlıkta toplanır:
- Bizzat yapar: görevi başkasına bırakamaz
- Sır saklar: öğrendiğini kullanamaz
- Sevk ve idare: mahkeme yönetir
- Hukuki sınır: hukuki yorum yapamaz
5- Bilirkişi raporu nasıl verilir, taraflara ne zaman ulaşır?
HMK 279/1'e göre mahkeme, bilirkişinin oy ve görüşünü yazılı veya sözlü olarak bildirmesine karar verir. Yazılı raporda tarafların ad ve soyadları, bilirkişinin görevlendirildiği hususlar, gözlem ve inceleme konusu yapılan maddi vakıalar, gerekçe ve varılan sonuçlar, bilirkişiler arasında görüş ayrılığı varsa sebebi, düzenlenme tarihi ve imzalar bulunur. Kurulda azınlıkta kalan bilirkişi, görüşünü ayrı bir rapor olarak da sunabilir. Sözlü açıklama istenmişse açıklamalar tutanağa geçirilir ve tutanak bilirkişiye de imzalatılır.
HMK 280'e göre bilirkişi raporunu, varsa kendisine teslim edilen şeylerle birlikte dizi pusulasına bağlı olarak mahkemeye verir; verildiği tarih rapora yazılır ve duruşma gününden önce birer örneği taraflara tebliğ edilir. HMK 281'deki iki haftalık süre bu tebliğden başlar. Elektronik tebligatta tebliğin hangi gün yapılmış sayıldığını e-tebligat süre hesaplama yazımızda, adli tatile denk gelen sürelerin nasıl işlediğini adli tatilde süreler yazımızda anlattık. Rapordan duruşmaya giden yol şöyledir:
- Bilirkişi raporunu mahkemeye verir
- Verildiği tarih rapora yazılır
- Birer örneği taraflara tebliğ edilir
- Hâkim raporu diğer delillerle değerlendirir
6- Bilirkişi raporu hâkimi bağlar mı?
Bağlamaz. HMK 282 tek cümledir: hâkim, bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirir. Yani rapor tek başına kararı belirlemez; dosyadaki tanık beyanı, belge ve keşif tutanağı gibi öteki delillerle birlikte değerlendirilir. Kararın hangi delile dayandığını görmek için gerekçeli karar nedir yazımıza bakabilirsiniz.
Rapor size tebliğ edildiğinde taraf olarak elinizde bir yol vardır: HMK 281'e göre raporun tebliğinden itibaren iki hafta içinde, eksik gördüğünüz hususların tamamlattırılmasını, belirsiz hususların açıklattırılmasını ya da yeni bilirkişi atanmasını isteyebilirsiniz. Mahkeme de kendiliğinden ek rapor alabilir, bilirkişiyi duruşmada dinleyebilir ya da yeni bir bilirkişiyle tekrar inceleme yaptırabilir. Sürenin nasıl işlediğini, ek süreyi ve yer tutuculu dilekçe iskeletini bilirkişi raporuna itiraz dilekçesi rehberimizde ayrıntılı anlattık; genel ek süre talebi için süre uzatım dilekçesi yazımıza bakabilirsiniz. Rapor tebliğ edilince yapılacaklar şunlardır:
- Tebliğ tarihini not edin
- Raporu görevlendirme kararıyla karşılaştırın
- İki haftalık süreyi takvime işleyin
7- Bilirkişi, keşif ve uzman görüşü arasındaki fark
HMK bilirkişiden hemen sonra iki yakın kurumu düzenler. Keşifte (HMK 288) hâkim, uyuşmazlık konusu hakkında bizzat duyu organlarıyla, bulunduğu yerde veya mahkemede inceleme yaparak bilgi edinir ve gerektiğinde bilirkişi yardımına başvurur. Keşif kararı, sözlü yargılamaya kadar taraflardan birinin talebi üzerine veya resen alınır. HMK 290'a göre keşifte yapılan tüm işlemler ve beyanlar tutanağa yazılır; hâkimin gözlemleri de tutanağa geçer, plan, çizim ve fotoğraf gibi belgeler eklenir. Bu yüzden bilirkişi raporu çoğu zaman keşif tutanağıyla birlikte okunur.
Uzman görüşü (HMK 293) ise tarafın kendi başvurduğu yoldur: taraflar dava konusu olayla ilgili olarak uzmanından bilimsel mütalaa alabilir; ancak sadece bu nedenle ayrıca süre istenemez. Hâkim, talep üzerine veya resen raporu veren uzmanın dinlenmesine karar verebilir; uzman çağrıldığı duruşmaya geçerli bir özrü olmadan gelmezse hazırladığı rapor değerlendirmeye alınmaz. Üç yolun farkı şöyledir:
| Yol | Kim yapar | Dayanak |
|---|---|---|
| Bilirkişi incelemesi | Mahkeme görevlendirir | HMK m.266-287 |
| Keşif | Hâkim bizzat yapar | HMK m.288-291 |
| Uzman görüşü | Taraf kendisi alır | HMK m.293 |
8- Bilirkişinin reddi, ücreti ve sorumluluğu
HMK 272'ye göre hâkimler hakkındaki yasaklılık ve ret sebepleri bilirkişiler için de uygulanır; ancak bilirkişinin aynı davada daha önce tanık olarak dinlenmiş olması tek başına ret sebebi değildir. Ret talebinin, ret sebebinin öğrenilmesinden itibaren en geç bir hafta içinde yapılması şarttır. Talep görevlendiren mahkemece dosya üzerinden karara bağlanır; kabul kararları kesindir, redde ilişkin kararlara karşı ancak esas hakkındaki kararla birlikte kanun yoluna başvurulabilir. Ret, raporun içeriğine değil bilirkişinin kişisine yöneliktir; bu yüzden rapora itirazdan ayrı bir yoldur.
HMK 283'e göre bilirkişiye emeği ve mesaisiyle orantılı bir ücret ile inceleme, ulaşım, konaklama ve diğer giderleri ödenir; Adalet Bakanlığının her yıl güncellediği tarife esas alınır. Depodaki kanun metninin dipnotu 2026 için 26/12/2025 tarihli ve 33119 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan “2026 Yılı Bilirkişilik Asgari Ücret Tarifesi”ni gösterir; tutarları tarifenin kendisinden okumak gerekir, bu yazıda rakam vermiyoruz.
Bilirkişi, HMK 284'e göre Türk Ceza Kanunu anlamında kamu görevlisidir. HMK 285'e göre bilirkişinin kasten veya ağır ihmalle düzenlediği gerçeğe aykırı raporun hükme esas alınması yüzünden zarar görenler, Devlete karşı tazminat davası açabilir; Devlet ödediği tazminat için bilirkişiye rücu eder. HMK 286 bu davanın, raporu hükme esas alan mahkemeye göre bölge adliye mahkemesi hukuk dairesinde ya da Yargıtay ilgili hukuk dairesinde görüleceğini söyler. Bu konular şu maddelerde düzenlenir:
- Bilirkişinin reddi: öğrenmeden itibaren en geç bir hafta (HMK m.272)
- Ücret ve giderler: yıllık tarifeye göre (HMK m.283)
- Ceza hukuku bakımından kamu görevlisi (HMK m.284)
- Gerçeğe aykırı rapor: Devlete karşı tazminat ve rücu (HMK m.285-287)
9- Ceza ve idari yargıda bilirkişi raporu
Bilirkişi yalnız hukuk davalarında yoktur. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 63. maddesine göre çözümü uzmanlık, özel veya teknik bilgi gerektiren hâllerde bilirkişiye resen ya da Cumhuriyet savcısının, katılanın, vekilinin, şüphelinin veya sanığın, müdafiinin veya kanuni temsilcinin istemi üzerine başvurulabilir; hukuki bilgiyle çözülebilecek konularda başvurulamaz. CMK 64'e göre bilirkişiler yine bölge kurulu listelerinden seçilir. CMK 67'ye göre bilirkişi yaptığı işlemleri ve vardığı sonuçları açıklayan raporu imzalayıp ilgili mercie verir; hukuki nitelendirme yapamaz; rapor örnekleri ilgililere doğrudan verilebileceği gibi iadeli taahhütlü mektupla da gönderilebilir. CMK 68'e göre mahkeme bilirkişinin duruşmada dinlenmesine karar verebilir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesi ise bilirkişi ve keşif konusunda HMK hükümlerinin uygulanacağını, bilirkişilerin bölge kurullarının listelerinden seçileceğini ve haklarında Bilirkişilik Kanunu ile HMK'nın ilgili hükümlerinin uygulanacağını söyler. Yani idari davada da yukarıdaki HMK kuralları geçerlidir. Ceza dosyasında rapora itirazın nasıl işlediğini bilirkişi raporuna itiraz dilekçesi yazımızın ceza bölümünde, karardan sonra kanun yoluna giden süreyi istinaf süresi yazımızda anlattık. Yargı türlerine göre dayanaklar şöyledir:
| Yargı | Bilirkişiye başvurma | Rapor ve dinleme | Dayanak |
|---|---|---|---|
| Hukuk | Talep üzerine ya da kendiliğinden | Yazılı veya sözlü; tebliğ edilir | HMK m.266, 279-280 |
| Ceza | Resen ya da ilgililerin istemiyle | İmzalı rapor; duruşmada dinlenebilir | CMK m.63, 67-68 |
| İdari | HMK hükümleri uygulanır | HMK hükümleri uygulanır | İYUK m.31 |
10- Dosyanızdaki bilirkişi raporunu okumak ve avukata danışmak
Bilirkişi raporunu anlamanın en kısa yolu onu görevlendirme kararıyla yan yana okumaktır: mahkeme hangi soruyu sordu, rapor bu soruya hangi sayfada cevap verdi ve sonuca hangi gerekçeyle vardı? Raporun tebliğ tarihi, kurulda görüş ayrılığı olup olmadığı ve keşif tutanağıyla uyumu da aynı okumada görülür. Ret, ek rapor, uzman görüşü ya da yeni bilirkişi gibi konular dosyadan dosyaya farklı sonuç doğurabilir; bu yüzden somut dosyanızda bir avukata danışın. İtiraz yollarının genel haritası için itiraz dilekçesi örneği yazımıza da bakabilirsiniz.
Cevaplama'nın Dava Dosya Cevaplama hizmeti bu okumada yardımcı olmak için tasarlandı; şu an davetle açılan erken erişim aşamasındadır. UYAP'a kendi e-Devlet hesabınızla siz girersiniz, şifreniz kaydedilmez; seçtiğiniz dosyanın evrakı sizin parolanızla şifreli olarak kopyalanır ve taranmış evrak da metne çevrilir. Hukuk asistanı bilirkişi raporunu, görevlendirme kararını ve kanunun resmî metnini okuyarak “raporda hangi sorulara cevap verilmiş, rapor ne zaman tebliğ edilmiş?” gibi sorularınızı evrakınıza dayanarak yanıtlar ve isterseniz süre için hatırlatma kurar; önerdiği hatırlatma onayınız olmadan gönderilmez. Asistan hukuki danışmanlık vermez; dilekçeyi siz yazar, imzalar ve verirsiniz. Benzer rehberler için Dava Dosya Cevaplama kategorisine, tüm yazılar için blog sayfasına bakabilirsiniz.
Kaynaklar
Sık sorulan sorular
Bilirkişi raporu nedir?
Bilirkişi raporu, mahkemenin çözümü hukuk dışında özel veya teknik bilgi gerektiren bir konuda görevlendirdiği uzmanın oy ve görüşünü yazdığı belgedir (HMK 266). Genel bilgi, tecrübe ya da hâkimlik mesleğinin gerektirdiği hukuki bilgiyle çözülebilecek konularda bilirkişiye başvurulamaz.
Bilirkişi raporu ne kadar sürede verilir?
HMK 274'e göre rapor için verilecek süre üç ayı geçemez; mahkeme bilirkişinin talebiyle gerekçe göstererek en çok üç ay daha uzatabilir. Basit yargılama usulüne tabi dava ve işlerde bu süreler iki aydır. Süresinde rapor vermeyen bilirkişi görevden alınabilir.
Bilirkişi raporu hâkimi bağlar mı?
Hayır. HMK 282'ye göre hâkim, bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirir. Taraflar da HMK 281'e göre raporun tebliğinden itibaren iki hafta içinde eksikliklerin tamamlattırılmasını, açıklama yapılmasını ya da yeni bilirkişi atanmasını isteyebilir.
Bilirkişi hukuki değerlendirme yapabilir mi?
Hayır. HMK 279/4 ve CMK 67/3'e göre bilirkişi raporunda ve sözlü açıklamalarında uzmanlık, özel veya teknik bilgi gerektiren hususlar dışında açıklama yapamaz; hâkim tarafından yapılması gereken hukuki nitelendirme ve değerlendirmelerde bulunamaz.
Bilirkişi raporu ile uzman görüşü arasındaki fark nedir?
Bilirkişiyi mahkeme görevlendirir (HMK 266-268). Uzman görüşünü ise taraf kendisi alır: HMK 293'e göre taraflar dava konusu olayla ilgili uzmanından bilimsel mütalaa alabilir, ancak sadece bu nedenle ayrıca süre istenemez. Hâkim uzmanın dinlenmesine karar verebilir; uzman özürsüz gelmezse rapor değerlendirilmez.
Bilirkişiyi reddedebilir miyim?
HMK 272'ye göre hâkimler hakkındaki ret sebeplerinden biri bilirkişide varsa taraflar reddini isteyebilir; talep, ret sebebinin öğrenilmesinden itibaren en geç bir hafta içinde yapılmalıdır. Bilirkişinin daha önce aynı davada tanık olarak dinlenmiş olması tek başına ret sebebi değildir. Somut dosyanızda bir avukata danışın.